AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, 26 Ekim 2026 Pazartesi günü yaptığı yazılı açıklamada Kayseri'nin sanayi ve ihracat performansını değerlendirerek kentin yeni dönemde geleneksel üretim gücünü teknoloji ve inovasyonla birleştirmesi gerektiğini ifade etti. Ataş, “Artık hedefimiz yalnızca daha fazla üretmek değil; daha yüksek teknolojiyle, daha yüksek katma değerle ve dünyaya daha güçlü şekilde açılan bir Kayseri inşa etmek olmalı” dedi.
Kayseri'den 26 firma Türkiye'nin ilk 1000 sanayi kuruluşu arasında
Açıklamasında İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 2025 yılı araştırmalarına değinen Ataş, Kayseri'den İlk 500 listesinde 11, İkinci 500 listesinde ise 15 olmak üzere toplam 26 firmanın Türkiye'nin en büyük 1000 sanayi kuruluşu arasında yer aldığını hatırlattı. Ataş, Kayseri'nin 2025 yılını 3 milyar 847 milyon 95 bin dolarlık ihracatla tamamladığını ve 183 ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini aktardı.
Mevcut başarının korunmasıyla yetinilmemesi gerektiğini belirten Ataş, “Kayseri'nin ikinci büyük sanayi hamlesini gerçekleştirmeliyiz. Geleneksel üretim gücümüzü yapay zekâ, otomasyon, dijitalleşme, Ar-Ge ve yüksek katma değerli üretimle buluşturmalıyız” ifadelerini kullandı.
“YHT sadece ulaşım projesi değil”
Ataş, kentin ekonomik dönüşümünde ulaşım altyapısının belirleyici olacağını vurgulayarak Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesi'ne dikkat çekti. Proje tamamlandığında Ankara-Kayseri seyahat süresinin 1 saat 45 dakikaya, İstanbul-Kayseri ulaşımının ise yaklaşık 5 saate düşmesinin hedeflendiğini hatırlatan Ataş, “Yüksek Hızlı Tren'i sadece bir ulaşım projesi olarak görmemeliyiz. Ulaşım altyapısı aynı zamanda ekonomik rekabet altyapısıdır” dedi.
Savunma sanayii ve uluslararası unvanlar
Sektör verilerine göre Kayseri'de savunma sanayiine üretim yapan 40-50 civarında firma bulunduğunu, son dönemde 20'nin üzerinde yeni firmanın da büyük savunma sanayii kuruluşlarıyla çalışmaya başladığını aktaran Ataş, bu alanın kentin teknoloji kapasitesini yükseltecek bir fırsat olduğunu söyledi.
Ataş ayrıca Kayseri'nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ve 2029 Dünya Spor Başkenti unvanlarının kentin kültür, spor, turizm ve uluslararası tanınırlığı açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Organize sanayi bölgeleri, serbest bölge, Erciyes Teknopark, üniversiteler ve meslek kuruluşlarının birlikte güçlü bir ekosistem oluşturduğunu kaydeden Ataş, Kültepe-Kaniş'ten bugüne uzanan ticaret ve girişimcilik geleneğinin de bu dönüşüm için avantaj sağladığını ifade etti.
“Hedef, teknoloji üreten Kayseri”
Yeni dönemin hedefinin “teknoloji üreten Kayseri” olması gerektiğini dile getiren Ataş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Kayseri'nin geleceği daha fazla üretmekte değil, daha yüksek katma değer üretmekte. Hedefimiz; üreten, teknoloji geliştiren, teknoloji ihraç eden ve dünyayla daha güçlü rekabet eden bir Kayseri inşa etmek olmalıdır.”




